);
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tedavileri; Ozon Terapi, Kupa Terapisi, Akupunktur, PRP ve Medikal Estetik Tedaviler.
(0212) 660 5 660
randevu@drceyhundundar.com

Related Posts

Kuantum Toksin ve Detoks

Home  /  Biyorezonans  /  Kuantum Toksin ve Detoks

Zehirlenme, gıda ve kimyasallar alanıyla sınırlı değildir. Her yanı kuşatmış, modern sağlık üzerinde etkili olmuş (ayırt etmesi daha zor da olsa) bir başka zehirlenme türü daha vardır. Zehirli düşünceler, zehirli ilişkiler, modern dünyada su üstünde kalmaya çalışmanın neredeyse otomatik bir yan ürünü olan, alttan alta akan bir kaygı seli… Bunların hepsi, huzurumuzu ve doğuştan sahip olduğumuz normal vücut işleyişimizi bazen kirletici unsurlardır. Çevre Koruma Ajansının en vahim çevresel tehlikeler listesinde üst sıralarda yer almasa da ve hastanelerde çalışan, işi başından aşkın birçok hekimce halen tam teşhis edilmiş olmasa da modern yaşam stresi en az gıdalarımız, sularımız ve havamızdaki kimyasallar kadar zehirlidir.

   Bugün dikkatimize ve odaklanmamıza yönelik hiç dinmeyen bir taarruz söz konusu ve bu durum, zihnimizin ışıklarını sürekli yanar halde tutuyor. İnsanlık tarihinin herhangi bir başka döneminde olduğundan daha fazla bilgi dolaşımda. Tv haberleri bile artık yanlızca masa başında oturan bir “anchorman” den ibaret değil. Artık ekranın altından üçer satırlık konfetiler şeklinde enformasyon yağıyor. Dikkatimizi tam anlamıyla parçalanmış durumda. Buna bir de hepimizin her zaman, tüm saat dilimlerinde iletişime hazır olma halimizi ekleyin. Cep telefonları, Bluetooth kulaklıklar, e-postalar, kısa mesajlar, fakslar… Hiçbir şekilde iletişim dışı kalmamak neredeyse tabu haline gelmiş durumda. Dahası, sürekli olarak muhteşem kariyerler, muhteşem ilişkiler, muhteşem çocuklar ve muhteşem yuvalara kavuşmaya çabalamakla öylesine meşgulüz ki başarma baskısı hiç bu denli yoğun olmamış ve bizi planlama, çalışıp didinme kısır döngüsüne hiç bu denli hapsetmemişti. Beyinde toplanan tüm bu enerji, onu vücudun herhangi bir başka noktası için gerektiğinde kullanıma hazır olmaktan uzak tutar. Aslında bedenlerinin pek bilincinde olmayan bir insanlar topluluğuyuz ve bedenlerimiz, biz düşünüp taşınmak ve tasalanmakla meşgulken burnumuzun dibinde ıstırap çekiyor ve arızalanıyor olabilirler.

   Benim kendi kendime iyileşme yolculuğuna çıkmama vesile olan şey ardı arkası kesilmeyen negatif, kaygı verici düşüncelerimdi. Alerjilerimle, aldığım kilolarla ve hassas bağırsaklarımla bir şekilde başa çıkabiliyordum ancak zehirli düşüncelerim yüzünden hayat yolunda bir noktada donakaldım ve daha derin bir kavrayış arayışına girdim. Zehirli gıdalarla beslenmek, berbat çalışma programlarına göre çalışmak ve dünyanın en sağlıksız kentlerinde korku ve gerilim yüklü ortamlarda bulunmak vücudumda ağır hasara neden olmuştu. Fakat sonu gelmeyen endişelerim ve onların yol açtığı göğüs ağrımın, kalp krizi geçirmemle farklı bir çözüm arayışına yönelebildim. İlk zihinsel durdurma çalışmalarım beni umutlandırdı ve zihnim sustu. O zaman, benim için geri kalan her şey ikinci plana düştü ve böylece kendimi bu alanda buldum.

   Kendi adıma halen aynı hedef üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Kendi zihnimi yatıştırmak konusunda kazandığım yeti, danışanlarımdaki benzer bir dikkat dağınıklığı durumunu, düşünce kısır döngüsünü ve tasalanma halini belirlememe olanak veriyor. Modern yaşamda aşırı boyutlara varmış bir durum bu. Verimsiz düşünceler silsilesi bize hükmediyor ve yaşamlarımız ve geleceğimiz üzerinde egemenlik kuruyor. Yalnızca bize zarar veren ve vücudumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için gereksindiğimiz enerjiyi tüketen beslenme alışkanlıklarına değil, ardı arkası kesilmeyen düşüncelere de dalmış durumdayız. O da enerjimizi tüketiyor, bizi bitkinlikten kolumuzu kaldıracak hali olmayan ve kendi kendini iyileştirmek için ihtiyaç duyduğu kaynaklardan yoksun bir fiziksel varlık haline getiriyor. Stresin negatif etkilerine ben “kuantum toksinler” adını veriyorum çünkü onlar hekimlerin ölçüm araçlarının kapsamı dışında kalıyor. Stres, beslenme alışkanlıklarımıza, tiryakiliklerimize ve iyi olma ( yada asla olmama) potansiyelimize duyduğumuz inanca etki ederek vücudumuzda, davranışlarımızda ve dış görünüşümüzde ortaya çıkmanın pek çok yolunu buluyor. Kuantum toksinler, hiç kuşkusuz canlı ve parlak bir sağlığın önündeki engellerden biri. Peki, bu nasıl bu hale geldi?

   Kuantum zehirlenme yeni bir şey değil. Aslına bakarsanız insanların prezervatifler, antibiyotikler, hormonlar, gübreler yada herhangi bir kimyasal icat etmelerinden binlerce yıl önce detoks, gezegenimizde yaşayan bazı etkili kişilerin başlıca ilgi konusuydu. En eski ruhani sistemlerden biri olan Budizm, bizzat Budha tarafından bir detoks yolu olarak betimlenmişti.

   Gerçekten sağlıklı olmamızı sağlayacak aydınlanma pek çoğumuz için erişilmez gibi görünebilir fakat sözünü ettiğimiz zehirlerden kurtulmak, bu bakış açısına göre yeme, içme ve doğal temizlik ürünleri düzeyinde yapabileceğimiz her şeyden daha acildir. Ancak kuruntular, açgözlülük ve öfkeden kurtulmamız halinde gereksindiğimiz her şeye sahip olduğumuz bilgisinin bize yol gösterdiği bir aydınlanma haline geri dönebiliriz. Ve ancak bu, modern yaşamın aşırı tüketimi ve insanların bizzat yol açtığı deliliği gerçekten durdurabilir.

   Arınma programının bir parçası olarak bu zihinsel yükün bir kısmından kurtulup “kalıcı ve keyifli gerçek sağlığın” size ne ifade edebileceğini tadımlık da olsa keşfetme şansı bulabilmeniz için günlük, kısa bir kendinle baş başa kalıp farkındalık yaratmanızı öneriyorum.

KUANTUM DETOKS: ZİHNİ ARINDIRMAK

Doğu, Batı, Stres: Eski sağlık hizmeti gelenekleri, zihindeki koşullar değiştiğinde bedendeki koşulların da değişeceği fikrine dayanıyordu. Buna göre bedendeki ahenk büyük ölçüde zihindeki dengeye bağlıdır. Hindistan da amma sözcüğü tek başına, biriken ve sağlığı bozan, gerek fiziksel gerekse zihinsel, tüm toksinleri ifade eder. Çoğu Doğu tıbbı uygulayıcısı, hastanın bir farkındalık berraklığına yada saflığına ulaşmasına yardım ederek, zihinde düzenin sağlanmasının bir yansıması olarak bedenin de kendine çekidüzen vereceğini bilir.

    Batılı tıbbın bakış açısı, zihin ile beden arasındaki bağlantıyı farkında olduğundan daha çok kabul eder. Bilim insanları, süregiden stres tepkilerinin gerçekten de vücudun biyokimyasını (stres karşısında verilen savaş yada kaç tepkisinin insanı kortizole boğması gibi) ve bunun yanında davranışları nasıl değiştirdiğini ( sizi sağlıksız beslenme ve uyku alışkanlıklarına itebilmesi gibi) gözlemleyip ölçebilir. Tamamlayıcı yada açık görüşlü tıbbın bakış açısından, iki anlayışı birleştirerek, hem düşünce hem de duygu düzeyinde deneyimlenmiş stres, öfke yada hayal kırıklığının potansiyel olarak, bazen dikkatimizi çekebilmek için kendilerini fiziksel semptomlar halinde görünür kılmak durumunda kalacak kadar tahrip edici olduklarını söyleyebiliriz. Bu stres dolu düşünceler, vücudunuzun en zayıf bölümüne ulaşmanın bir yolunu bulur ve işleyişini baltalamaya başlarlar.

  Tüm bu nedenle detoks, sadece görebildiğimiz, dokunabildiğimiz ya da ölçebildiğimiz toksinlerle sınırlı değildir. Kötü duygu ve düşüncelerden arınmayı ve negatif ilişkiler, duygular, işler ve yönetimleri bile biraz olsun oluruna bırakmayı da ifade eder. Vücudumuzda bir temizlik yapmanın ve karaciğerin fonksiyonunu azami düzeye çıkarmanın çok ötesinde bir şeydir bu. Sessizliği, meditasyonu ve zihnimizi arındırıp huzura kavuşturmayı da içerir. Bulgularımıza göre, fiziksel düzlemdeki detoks, kuantum düzlemdeki eşdeğerine de olanak sağlıyor ve tam tersi de gerçekleşebiliyor.

   Zihinsel Arınma, bazı kalıpları birkaç haftalığına değiştirmek için bir fırsat sunuyor. Bu, zihinsel kalıpları değiştirmeyi de kapsıyor. Eğer ışıltılı bir sağlığın önündeki en büyük engellerden bazıları stres ve sonu gelmeyen düşüncelerin kuantum toksinleriyse, o zaman daha iyi bir sağlığa kavuşmak için atabileceğimiz en önemli adımlardan biri, kuantum detoksla ilgilenmektir.

  Her gün zihnimizi tıka basa dolduran döküntüleri ve zehirli atıkları temizlemek ve beynimizde resmigeçit halinde rastgele, bölük pörçük , sürekli kendini tekrar eden düşüncelerle dağılan, çarçur olan dikkatimizi yeniden olabildiğince toplamak. Bunu, danışanlarımdan üç haftalık programlarına dahil etmelerini istediğim birkaç uygulamayla kolayca basit bir şekilde başlatabiliriz.

  Günümüzün New Age fikirleri, herkesi olumlu düşünmeye yönlendirmeye yönlendiriyor. “Pozitif Düşün” sloganı evrensel bir hedef. Ancak pozitif düşünce başlı başına negatif düşünceden çok daha hoş bir şey olsa da sonuçta o da dikkatimizi, yaşam enerjimizi tüketir ve hastalığa yol açan ya da iyileşmeyi önleyen bir sızıntı haline bile gelebilir. Her şeyimizle tam şu anda bulunmak, dikkatimizi düşünen zihnimizden (ister pozitif ister negatif şeyler düşünsün) geri almak, bu enerjinin nihayet yeniden düşünce üretmekten başka bir şeye yönlendirilmesine fırsat verecektir.

DİKKAT, YAŞAM ENERJİSİ

Kuantum detoksa giden yol, dikkatin gerçek anlamını kavramaktan geçer. Bütün yaşam deneyiminiz, o anların toplamından meydana gelir. Her şey devamlı olarak bir akış halindedir. Bu enerjiyi beyninizle elinizi birbirine bağlamak için kullanmaya karar verdiğiniz anda gerçekte yeniden bir enerji dağıtımı yapıyor ya da enerjiyi yeniden tahsis ediyorsunuz demektir. Dikkatinizi bilinçli olarak yönlendirdiğinizde ise iradenizi devreye sokuyorsunuz.

  Düşünceler ya geçmişte ya da gelecektedir; hayali yerler ve durumlardadır. Bir kez onların eline düştüğünüz de , düşüncelere dalıp gidersiniz. İlginçtir ki vücudunuz bunu bilmez. Düşünceleriniz gerçekmişçesine tepkiler vermeye devam eder. Örneğin, biriyle yaşadığınız fiziksel kapışmayı düşünürken, sizi “savaş ya da kaç” a hazırlamak üzere adrenalin salgılayacaktır. Vücudunuz gerçekte kuantum düşüncelerinizi fiziksel gerçekliğe dönüştürmekte ve bunun bedelini ödemektedir.

   Dikkatinizi elinizde ya da vücudunuzun herhangi bir başka parçasında tutmak, kendinizi şu ana demirlemenin bir yoludur. Kullandığınız o kablolar şimdi etkin bir şekilde elektron taşımaktadır. Bu elektronları düşünen beyninizden geri çekmenizden itibaren, düşünceleriniz kendiliğinden sayı ve yoğunlukça azalır ve zihninizi susturabilmeye başlarsınız. Bu arada kullanıma giren yeni kablolarda sürtünme sürtünme vardır, ısı üretilir kablolar ısınır, titreşim sıklığı artar. Elektronlarınız nihayet ışık sinyallerine dönüşür ve onları bedeninize göndererek gerçekte kendinizi aydınlatırsınız.

   Dikkatinizin sabit akışını düşüncelerden geri çekerek onu seçtiğiniz başka noktaya yollamak, şu anda olma sanatı ve pratiğidir. Kuantum detoks için, işe bireyle başlayan ama sonunda toksik duygular, zehirli ilişkiler ve sınır tanımayan zehirli yaşam tarzlarının yol açtığı kolektif deliliği ıslah eden etkili bir araçtır. Bu şekilde bir yaşam, farklı zihinsel patikaları yeniden etkin kılmanızı gerektirir. Bilinçli bir çaba ister ve başlangıçta oldukça zordur. Fakat zamanla ve düzenli tekrarlarla giderek kolaylaşır, ta ki yeni bir alışkanlık oluncaya dek: Daima şu anda olma alışkanlığı. Bu uygulama bir meditasyon ve tefekkür formudur.

KUANTUM DETOKS ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK İÇİN BAZI PRATİK ARAÇLAR

BEŞ DAKİKALIK MEDİTASYON: Dünyada yüzlerce farklı meditasyon tekniği öğreten pek çok meditasyon okulu var. Burada göstereceğim ise kendi adıma çok yararlandığım ve danışanlarıma da tavsiye ettiğim etkili bir teknik. Bunun için yalnızca 5 dk ya ihtiyacımız var. Kulağa çok az gibi geliyor, oysa bu kadar kısa bir süre boyunca bile sessizce oturmak büyük bir irada ve çaba gerektirir. Onu uygulamak için en iyi zaman sabah uyanır uyanmaz, beyninizin düşünen lokomotifi tam gaz yola koyulmadan öncesidir. Ama onu günün yada gecenin herhangi bir anında yapmak da hiç yapmamaktan iyidir.

   Bu meditasyon egzersizi, düzenli olarak uygulandığında çok etkilidir. Her gün 5 dakika yaptıktan sonra farkındalığınızda bir değişim meydana geldiğini gözlemeye başlayabilirsiniz. Belki eski sistem dışı tepkilerinizin ( başınızı derde sokma yada daha çok strese girmenize yol açma eğilimindeki tepkiler dahil) etkisini kaybetmesi biraz zaman alır. Ancak daha zehirleyici düşüncelere ve ilişkilere bulaşmamak için fırsat bu. Daha çok şimdi ve burada olacaksınız ve çevrenizdekiler de bunu fark etmeye başlayacak. Zaman yavaşlamış gibi gelecek ve aynı sürede eskisinden daha çok iş yapabildiğinizi fark edeceksiniz.

  Zihninizi anında devreden çıkaramıyor ve yogiler ve zen keşişlerinin sözünü ettiği o eksiksiz mutluluğu hissedemiyorsanız hemen meditasyonun size göre olmadığı sonucuna varmayın. Kendi hocalarımın bana söylediği gibi bu yıllarca, hatta uygulandığı süre boyunca hiç başarılamayabilir de. Fakat tutarlı bir meditasyon pratiği izlerseniz 21 gün boyunca, her sabah 5 dakikalığına bu egzersizi yapmak size, mümkün olan bir dönüşümü ucundan tattırmış olacak. Neye benzediği ve insana ne hissettirdiği kişiye göre değişir; onu anlatmaya çalışmak, çileğin tadını anlatmak kadar zor bir iştir. Onu kendiniz tatmanız gerekir.

EYLEM HALİNDE MEDİTASYON: Birçok araştırma, düzenli meditasyon pratiklerinin fiziksel sağlığı büyük ölçüde iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Bunun ölçülebilir nedenleri var; stresle bağlantılı vücut kimyasında bir düşüş oluyor ve daha mutlu hormonlar salgılanıyor, beden derinlemesine dinlenme ve iyileşme şansı buluyor. Ama bunu şu şekilde de yorumlayabilirsiniz: Boşa harcanan yada kaybedilen bir kısım dikkat ya da enerjinizi ( bu örnekte zihninizden amaçsızca yada rastgele akıp geçen düşünceler) geri çekiyor ve onu çoğunlukla dikkate en çok ihtiyaç duyulan yer olan bedenimize yönlendiriyoruz. Bilge kişiler der ki, “Dikkatimizi verdiğimiz şey büyür”. Gelin bu “şey” sağlığınız ve yaşam enerjiniz olsun.

WhatsApp chat