Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tedavileri; Ozon Terapi, Kupa Terapisi, Akupunktur, PRP ve Medikal Estetik Tedaviler.
(0212) 660 5 660
randevu@drceyhundundar.com

Related Posts

Detoks

Home  /  Biyorezonans  /  Detoks

Niçin Arınma, Niçin Detoks

Bir kutunun üstüne oturmuş, hayatta kalmanızı sağlayacak üç beş kuruş için gelen geçene el açmışsınız ve sandığın içinde, bırakın hayatta kalmanızı sağlamayı, sizi aklınıza hayalinize bile gelmeyecek şekilde zengin edecek bir hazine olduğundan habersizsiniz.

Yalnız değilsiniz. Milyonlarca insan tam olarak aynı şeyi yapıyor. Belki fazla kilolar, sürekli yorgunluk, alerjiler, depresyon ya da bir sindirim bozukluğu gibi küçük ama can sıkıcı bir sağlık sorununu çözmek için yardım dileniyorsunuz. Belki de uygarlık hastalığı da denen daha büyük bir problemin (kalp ve damar hastalığı, kanser, obezite, otoimmün hastalıkları) oluşmasını önlemek için yardıma ihtiyaç duyuyorsunuz. Ya da belki de daha genç ve daha alımlı görünüp öyle olduğunuzu hissetmeyi ve yaşlanma belirtilerini geriletmeyi istiyorsunuz.

Size alttan alta destek veren o kutu, inanılmaz bir doğal zekayla işleyen kendi bedeninizdir. Aklınızı ve hayalinizi aşan ölçülerdeki zenginlik ise doğuştan hakkınız olan sağlıklı, uzun bir ömürdür.

Peki kutunun içindeki hazine size bu canlılık, güzellik ve enerjiyi verecek mi? Büyük olasılıkla size değerini bilmeyi öğretmedikleri bir şey o. Yalnızca fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olmanız halinde bile sizi sağlıklı, dinç ve mutlu bir halde tutan, doğa tarafından tasarlanmış bir sistem. Bu hazine sağlık yapbozunun eksik parçasıdır; kullanılmayan bir iyileşme, yenilenme, onarım ve hatta gençleşme kaynağıdır. Sizi arındıran ve arınmış halde tutan sezgisel, detoks sisteminizdir.

Birçok organı ve vücutta bir arada işleyen fizyolojik süreçleri kapsayan bu sistem bir sağlık kaynağıdır. Ancak değeri unutulmuştur. Molekül ve mikro teknolojinin cazibesine kapılan modern tıp, bizi canlı ve sağlıklı tutan sistemlere bütünsel olarak bakmaya ilgisini kaybederken takıntılı bir şekilde biyolojik yapımızın giderek daha küçük alanlarına odaklandı.

Yoğun bir detoks uygulama dönemi, fiziksel ve zihinsel bedeninizin tamamı için bir sıfırlama anlamı taşır. Bu, sahip olduğunuzdan haberinizin bile olmadığı sınırsız enerji rezervlerine erişim izni verir. Vücudunuzun bir parçasının daha iyi işlediğini, dengesizliklerin giderildiğini ve rahatsız edici semptomların kendiliğinden ortadan kaybolma fırsatı bulduğunu fark edersiniz; hem de sadece doğuştan sahip olduğunuz ve işe yarayacağı günü sabırla beklemiş olan bir sistemin “düğmesine basarak”.

Peki, kimler bu programı kullanmaya adaydır? Modern bir yaşam süren, modern bir beslenme biçimi olan ve modern dünyanın bireyi olan herkes.

Binlerce yıldır insanlık toksinlerin çeşitli fonksiyon bozukluklarına, hasarlara, hastalıklara, erken yaşlanmaya ve ölümlere yol açtığı bilgisine vakıftır. Bu toksinlerin sıkıntı ve gerginlik yaratarak ve sonuçta vücudun başına büyüklü küçüklü, ölçümlenemeyen soyut duygu ve düşünce alanından tutun, hücrelerimizin günlük işleyişinde atık yan ürünler olarak ortaya çıkan somut kimyasal maddelere varıncaya kadar çok farklı şekillerde dert açma potansiyeline sahiptir.

Hepimiz bunun sonuçlarına farklı oranlarda maruz kalıyoruz. Baş ağrıları, bağırsak hareketlerinde düzensizlikler, alerjiler, kilo problemleri, depresyon, anksiyete bozukluğu ve ağrı gibi yaygın şikayetler çoğunlukla detoks sisteminin zayıflığından kaynaklanıyor. Olduğundan yaşlı görünmek, devamlı yorgunluk hissi ve sağlığın göz alıcı parıltısını yitirmek de bu aşırı yüklenme haliyle doğrudan ilgilidir. Ancak detoksa özen göstermemiz halinde tüm bunlar tersine çevrilebilir ve çoğunlukla da iyileştirilebilir.

 Ne acıdır ki bugün çoğu erken doğum ölümleri detoks sisteminin zayıflığının doğrudan bir sonucudur. Yetersiz detoks fonksiyonunun en yaygın sonuçlarından biri de iltihaplanmadır. İltihaplanma aslında vücudun gerek duyduğu ancak şimdi tehlikeli bir biçimde aşırı yüklendiği bir hayatta kalma stratejisidir. Modern Tıp, günümüzün salgın hastalıkları haline gelen kanser, kalp ve damar, diyabet ve otoimmün hastalıklar dahil çeşitli rahatsızlıkların altında yatan ortak koşulun kronik iltihaplanma gerçeği olduğunun ancak yeni yeni farkına vardı.

ARINMA VE DETOKS NEDİR?

Arınma, dengeyi yeniden sağlamak ve iyileşmek için herkesin kullanabileceği onarıcı bir süreçtir. Zihinsel olarak yoğun kişilerin ihtiyaçları göz önünde tutularak tasarlanmış olan Arınma ve Detoks, sizden hayatınızı askıya almak yerine günlük yaşamınıza uyum sağlayan, basit ve pratik bir detoks planıdır. Güzellik ve Alternatif sağlık çevrelerinde popüler olan diğer detoks planlarından (sözgelimi yoğun sıvı ya da hafif çiğ besin diyetleri) farklıdır. Atık maddeleri vücuttan atma işi, vücut eşzamanlı olarak özenle temel besinlerle takviye edilmedikçe toksin oranını düşürmez, aksine artmasına bile neden olabilir. Yoğun detoks programları kişiyi zayıf düşürebilir ya da daha da kötüsü, sağlığı tehlikeye atabilir.

Arınma için, güvenlik ve verimlilik zihinde tasarlamak için ASYRA manyatik alan taraması ile geniş ve detaylı tarama yaparız. Organlarımız, hormonlarımız ve enzimlerimizin işleyişine dair en ileri bilimsel taramayla bakarız.

Arınma programı, temizlenmeye hazırlık için üç adet birer haftalık plandan oluşur veya daha ileri aşamalar içinde planlar oluşturulabilir.

Dr Ceyhun Dündar

ARINMA TESTİ

Aşağıda listede yer alan soruları yanıtlayın ve her bir “evet” yanıtınızı not edin:

  • Sıklıkla başınız ağrıyor mu?
  • Her yıl soğuk algınlığına yakalanmaya ya da virüs kapma eğiliminde misiniz?
  • Tuvalete günde üç kereden daha mı seyrek gidiyorsunuz?
  • Tuvalete çıkışlarınız sert ve zorlu mu gereçekleşiyor?
  • Sık sık ishal olur musunuz?
  • Yılın belli zamanlarında gözleriniz ve burnunuz kaşınıyor ya da sulanıyor mu?
  • Alerjilerden ya da saman nezlesinden şikayetçi misiniz?
  • Sıklıkla burnunuz tıkanıyor ya da balgamınız oluyor mu?
  • Yemeklerden sonra şişkinlik yaşıyor musunuz?
  • Diyet ve egzersizle kurtulamadığınız fazla kilolarınız var mı?
  • Yüzünüzün ya da vücudunuzun bazı bölgelerinde şişlikler var mı?
  • Gözlerinizin altında mor halkalar oluyor mu?
  • Mide ekşimesinden şikayetçi misiniz?
  • Sıklıkla gazınız oluyor mu?
  • Nefesiniz ya da vücudunuz kötü mü kokuyor?
  • Sabahları uyandığınızda dilinizin üstünde ince bir beyaz tabaka oluyor mu?
  • Bazı yiyeceklere, özellikle de şekerli, nişastalı ya da sütlü gıdalara karşı zaman zaman şiddetli bir istek duyuyor musunuz?
  • Kaliteli uyku konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?
  • Kaşıntı, akne ya da herhangi bir başka cilt rahatsızlığınız var mı?
  • Eklemlerinizde ya da kaslarınızda ağrı ya da sertlik oluyor mu?
  • Genellikle moraliniz bozuk ya da zihniniz bulanık mı?
  • Unutkanlık, odaklanma sıkıntısı çekiyor ya da sözcükleri bulmakta zorlanıyor musunuz?
  • Kendinizi hissiz, kayıtsız ve yorgun mu hissediyorsunuz?
  • Nedensiz hayal kırıklıklarından doğan öfke patlamaları yaşıyor musunuz?
  • Kokulara karşı ortalamanın üstünde bir hassasiyetiniz var mı?
  • Kendinizde günlük yaşamdaki toksinlere karşı artan bir duyarlılık (sözgelimi kuru temizleme sıvısının kokusunu aldığınızda ya da benzin aldığınızda daha yoğun bir bulantı hissetmek, bazı gıda katkı maddelerinden daha çok etkilendiğinizi fark etmek ve temizlik ya da kişisel bakım ürünlerine reaksiyon göstermek gibi) gözlediniz mi?
  • Birden çok reçeteli ilaç kullanıyor musunuz?
  • Ev ya da iş ortamınızda zehirli olma potansiyeli taşıyan çok miktarda kimyasal kullanıyor musunuz?
  • Kas ve iskelet sisteminizde fibromiyaljiyi akla getiren ağrı sızılardan şikayetçi misiniz?
  • Bir yanınızda karıncalanma ya da uyuşma oluyor mu?
  • İlaçlara ya da vitaminlere alışılmadık reaksiyonlar gösteriyor musunuz?
  • Zaman zaman nükseden ödem sorununuz var mı? Anestezi ya da gebelik sonrası, kaygı verici herhangi bir semptomda kötüye gidiş gözlediniz mi?

Bunların tümü toksin yükünün semptomları olabilir. Bu sorunlardan en az bir ya da ikisine “evet” yanıtı vermeyen herhangi birini bulmak zordur. Bazı kişilerin ise bundan çok daha fazla evet yanıtı vardır. “Evet” oranlarınız ne olursa olsun, bu soruların birine ya da birkaçına olumlu yanıt vermeniz, bu semptomları iyi edip ortadan kaldırdığı kanıtlanmış olan Arınma’dan yüksek oranda yararlanabileceğinize işaret ediyor.

Arınma, sihirli bir formül değil. Her derde deva olsun diye tasarlanmadı. Hızlı bir başlangıç yapmaya, tüm sistemlerin daha işlemesini sağlayacak bir yenilenmeye yarıyor. Onu bir kez kısmen ya da daha ilk seferden bütün olarak uyguladığınızda, birikmiş toksinleri dışarı atmak ve daha köklü bir iyileşme mekanizmasını harekete geçirmek için düzenli olarak başvuracağınız koruyucu bir araç haline gelecektir. Bu arada toksin karşıtı daha uzun vadeli bir dizi hedefe ulaşmak için de Sağlıklı Yaşam Planı oluşturacağız.

TEMEL MEKANİZMA Besinleri işlemden geçirme işini, yediğimiz en son yemekten 8 saat kadar sonra tamamlarız. Ancak ondan sonra vücut dikkatini, haftalardır, aylardır ya da yıllardır uğraşacak enerji ya da detoks vakti bulamadığı kalıntılardan “temizleme” çevirebilir. Sindirim tamamlandığında biriken toksinleri dokulardan dolaşım sistemine (kan ve lenf dolaşımı) salma sinyali verilebilir. Her öğünde aynı değildir. Yenenlerin miktarı ve içeriği sinyalin daha erken, örneğin yedikten 6 saat sonra ya da daha geç, yemekten 10 saat sonraya kadar gitmesine yol açabilir. Kural olarak, ne kadar çok yerseniz yediklerinizi işlemden geçirmeye yoğun detoks sürecinin başlangıç sinyalinin gelmesi de o kadar uzun sürer.

Karaciğerin en önemli işlevi, toksinleri etkisiz hale getirmektir. Detoksifikasyon hızları ancak detoks modunun yoğunluğu ile karaciğer detoksu yoğunluğunun ne denli başarıyla “dengeledikleri” konusunda ayrışırlar. Buna göre çeşitleri;

  • Su Diyeti
  • Master Arınma
  • Sıvı Diyeti
  • Püre Diyeti
  • Çiğ Besin Diyeti
  • Besleyici Arınmalar
  • Ayurvedik Detoks Programları Eleme Diyeti

ARINMA PROGRAMI NASIL?

Başlamadan önce niyetinizi netleştirin:

1- Farklı bir siz hayal edin

2- Bir arınma günlüğü tutun

3- Bir fotoğrafınızı çekin

4- Destek gücünüzü kurun

WhatsApp chat